Parantez Nasıl Yazılır Klavye? Bir Parantezin Peşinde Başlayan Küçük Bir Hikâye
Parantez Nasıl Yazılır Klavye? Bir Parantezin Peşinde Başlayan Küçük Bir Hikâye
Geçenlerde başıma gelen küçük bir olayı paylaşmak istiyorum. Aslında o kadar sıradan bir şeydi ki başta kimseye anlatmaya değer bulmamıştım. Ta ki aynı akşam bir arkadaşım bana “Şu parantezi klavyede nasıl yapıyorduk?” diye sorana kadar.
İşin ilginç tarafı, yıllardır bilgisayar kullanan iki yetişkin insan olarak birkaç saniyeliğine klavyenin karşısında kalakaldık.
Ekranda şöyle bir cümle duruyordu:
“Toplantıya yarın (saat 14.00’te) katılacağım.”
Ama bizim bilgisayarda parantez yoktu.
Daha doğrusu parantez vardı da biz hangi tuşta olduğunu hatırlamıyorduk.
İşte o anda konu, basit bir klavye kısayolundan çıkıp küçük bir teknoloji hikâyesine dönüştü.
İlk Deneme: “Bir Tuşa Basınca Olması Gerekmiyor mu?”
Yanımdaki arkadaşım Murat, bilgisayar konusunda oldukça pratik biriydi. Bir sorun çıktığında uzun uzun düşünmek yerine önce olası çözümleri sıraya koyardı.
“Önce klavye düzenine bakalım,” dedi.
Ben ise daha farklı yaklaştım.
“Belki bilgisayarda bir ayar değişmiştir. Klavyeyi kullanan kişi alışık olmadığı için bulamıyordur.”
İkimizin yaklaşımı aslında olayın devamında ortaya çıkacak daha önemli bir farkın küçük bir örneğiydi. Murat doğrudan çözüme yönelirken ben sorunun kullanıcı açısından nasıl yaşandığına odaklanıyordum.
Murat hemen klavyeye baktı.
“Türkçe Q mu?”
“Evet.”
“Tamam. O zaman deneyelim.”
Parantez açmak için Shift + 8, parantez kapatmak için ise Shift + 9 tuşlarına bastık.
Sonuç:
(
ve
)
İş bitmişti.
Ama nedense bu kadar kolay olması bizi daha fazla düşündürdü.
Çünkü günlük hayatta çok sık kullandığımız bazı semboller, klavyede üzerlerine bakınca bile insanın zihninde hemen canlanmıyor.
Örneğin:
- ( = parantez aç
- ) = parantez kapa
- Shift + 8 = (
- Shift + 9 = )
Türkçe Q klavye düzeninde bu tuşların konumu doğrulanabilir biçimde 8 ve 9 rakamlarının üzerindeki Shift kombinasyonlarına karşılık geliyor.
O anda Murat bana dönüp gülümsedi.
“Bunca yıldır bilgisayar kullanıyoruz, bir parantez için toplantı yapacağız neredeyse.”
Haklıydı.
Ama hikâye burada bitmedi.
Klavye Düzeni Değişince Her Şey Değişiyor
Ertesi gün aynı soruyu başka bir arkadaşımıza sorduk.
Bu kez cevap farklı geldi:
“Benim bilgisayar Amerikan klavyesi. Bende parantez başka yerde.”
İşte burada iş biraz daha ilginç hale geldi.
Çünkü internette “Parantez nasıl yapılır?” diye arayan insanların bir bölümü aslında yanlış tuşu aramıyor olabilir. Kullandıkları klavye düzeni ile internette gördükleri anlatım birbirinden farklı olabilir.
Türkçe Q klavyede Shift + 8 ve Shift + 9 kombinasyonları parantezleri verirken farklı klavye düzenlerinde tuşların konumu değişebilir. Bu nedenle yalnızca “8’e bas” demek her bilgisayarda aynı sonucu garanti etmez.
Bu ayrıntı, bilgisayar kullanımında sık karşılaştığımız ama çoğu zaman fark etmediğimiz bir gerçeği gösteriyor:
Klavye sadece fiziksel bir nesne değil, aynı zamanda bir dil ve düzen sistemidir.
Türkçe karakterlerin, noktalama işaretlerinin ve özel sembollerin yerleşimi kullandığımız klavye düzenine göre belirlenir.
Yani bazen sorun bizim parantezi unutmuş olmamız değil, klavyenin bizim beklediğimiz dili konuşmamasıdır.
Parantezin Hikâyesi Klavyeden Çok Daha Eskiye Gidiyor
Bu noktada merak edip parantezin kendisine baktım.
Çünkü bilgisayar klavyesindeki küçücük ( ve ) işaretlerinin arkasında, düşündüğümüzden çok daha uzun bir yazı kültürü bulunuyor.
Parantez, yazı içinde ana cümleden ayrılan fakat onun anlamıyla bağlantısını koruyan bilgileri göstermek için kullanılan işaretlerden biri haline geldi.
Bugün:
“Ali yarın gelecek.”
diyebiliyoruz.
Ama biraz ek bilgi vermek istersek:
“Ali yarın (eğer işi erken biterse) gelecek.”
diyoruz.
Parantez burada cümlenin ana akışını bozmadan ek bir bilgi sunuyor.
Bu bana oldukça güzel bir düşünce gibi geliyor.
Çünkü parantez aslında “Burada küçük bir ayrıntı var ama ana hikâyeyi kaçırma” diyor.
Tıpkı forum yazılarında olduğu gibi.
Ana konu devam ederken araya kısa bir bilgi bırakıyoruz.
Belki de parantezi bu kadar sık kullanmamızın nedeni, modern iletişimde ana fikri bozmadan ayrıntı verme ihtiyacımızın artmasıdır.
Bilimsel metinlerde, hukukta, matematikte, yazılımda, günlük mesajlaşmalarda ve sosyal medyada parantez farklı görevler üstleniyor.
Bugün bir programlama dilinde:
( )
olmadan bazı ifadeleri doğru şekilde yazamayabilirsiniz.
Matematikte:
(5 + 3) × 2
ifadesindeki parantez işlemin hangi sırayla yapılacağını belirleyebilir.
Günlük yazışmada ise:
“Yarın görüşürüz (umarım trafik çok yoğun olmaz).”
gibi bir cümleyle düşüncemizin küçük bir yanını ana cümlenin içine yerleştirebiliriz.
Kadınların ve Erkeklerin Çözüm Yaklaşımı Üzerine Küçük Bir Gözlem
Hikâyenin başındaki arkadaş grubumuzda ilginç bir durum daha vardı.
Murat doğrudan teknik çözüm üretmeye çalışırken, Zeynep sorunun neden yaşandığıyla ilgileniyordu.
“Peki bunu bilmeyen biri ne yapacak?” diye sordu.
Murat:
“Arama motoruna yazar, cevabı bulur.”
Zeynep:
“Ya kişi yanlış klavye düzenini kullanıyorsa?”
dedi.
İkisi de haklıydı.
Burada kadınların empatik, erkeklerin ise çözüm odaklı olduğu gibi kesin bir genelleme yapmak doğru olmaz. İnsanların problem çözme biçimleri cinsiyetten çok kişilik, deneyim, eğitim, meslek ve içinde bulunulan koşullarla şekillenebilir.
Fakat bizim küçük grubumuzda o gün iki farklı yaklaşımın birbirini tamamladığını gördük.
Murat sorunu çözmek için adımları hızla sıralıyordu.
Zeynep ise çözümün başka bir kullanıcı için anlaşılır olup olmadığını düşünüyordu.
Ben de ikisinin arasında kalmıştım.
Sonunda şöyle bir yöntem ortaya çıktı:
Önce hangi klavye düzeninin kullanıldığını belirle.
Parantez Nasıl Yazılır Klavye? Bir Parantezin Peşinde Başlayan Küçük Bir Hikâye
Geçenlerde başıma gelen küçük bir olayı paylaşmak istiyorum. Aslında o kadar sıradan bir şeydi ki başta kimseye anlatmaya değer bulmamıştım. Ta ki aynı akşam bir arkadaşım bana “Şu parantezi klavyede nasıl yapıyorduk?” diye sorana kadar.
İşin ilginç tarafı, yıllardır bilgisayar kullanan iki yetişkin insan olarak birkaç saniyeliğine klavyenin karşısında kalakaldık.
Ekranda şöyle bir cümle duruyordu:
“Toplantıya yarın (saat 14.00’te) katılacağım.”
Ama bizim bilgisayarda parantez yoktu.
Daha doğrusu parantez vardı da biz hangi tuşta olduğunu hatırlamıyorduk.
İşte o anda konu, basit bir klavye kısayolundan çıkıp küçük bir teknoloji hikâyesine dönüştü.
İlk Deneme: “Bir Tuşa Basınca Olması Gerekmiyor mu?”
Yanımdaki arkadaşım Murat, bilgisayar konusunda oldukça pratik biriydi. Bir sorun çıktığında uzun uzun düşünmek yerine önce olası çözümleri sıraya koyardı.
“Önce klavye düzenine bakalım,” dedi.
Ben ise daha farklı yaklaştım.
“Belki bilgisayarda bir ayar değişmiştir. Klavyeyi kullanan kişi alışık olmadığı için bulamıyordur.”
İkimizin yaklaşımı aslında olayın devamında ortaya çıkacak daha önemli bir farkın küçük bir örneğiydi. Murat doğrudan çözüme yönelirken ben sorunun kullanıcı açısından nasıl yaşandığına odaklanıyordum.
Murat hemen klavyeye baktı.
“Türkçe Q mu?”
“Evet.”
“Tamam. O zaman deneyelim.”
Parantez açmak için Shift + 8, parantez kapatmak için ise Shift + 9 tuşlarına bastık.
Sonuç:
(
ve
)
İş bitmişti.
Ama nedense bu kadar kolay olması bizi daha fazla düşündürdü.
Çünkü günlük hayatta çok sık kullandığımız bazı semboller, klavyede üzerlerine bakınca bile insanın zihninde hemen canlanmıyor.
Örneğin:
- ( = parantez aç
- ) = parantez kapa
- Shift + 8 = (
- Shift + 9 = )
Türkçe Q klavye düzeninde bu tuşların konumu doğrulanabilir biçimde 8 ve 9 rakamlarının üzerindeki Shift kombinasyonlarına karşılık geliyor.
O anda Murat bana dönüp gülümsedi.
“Bunca yıldır bilgisayar kullanıyoruz, bir parantez için toplantı yapacağız neredeyse.”
Haklıydı.
Ama hikâye burada bitmedi.
Klavye Düzeni Değişince Her Şey Değişiyor
Ertesi gün aynı soruyu başka bir arkadaşımıza sorduk.
Bu kez cevap farklı geldi:
“Benim bilgisayar Amerikan klavyesi. Bende parantez başka yerde.”
İşte burada iş biraz daha ilginç hale geldi.
Çünkü internette “Parantez nasıl yapılır?” diye arayan insanların bir bölümü aslında yanlış tuşu aramıyor olabilir. Kullandıkları klavye düzeni ile internette gördükleri anlatım birbirinden farklı olabilir.
Türkçe Q klavyede Shift + 8 ve Shift + 9 kombinasyonları parantezleri verirken farklı klavye düzenlerinde tuşların konumu değişebilir. Bu nedenle yalnızca “8’e bas” demek her bilgisayarda aynı sonucu garanti etmez.
Bu ayrıntı, bilgisayar kullanımında sık karşılaştığımız ama çoğu zaman fark etmediğimiz bir gerçeği gösteriyor:
Klavye sadece fiziksel bir nesne değil, aynı zamanda bir dil ve düzen sistemidir.
Türkçe karakterlerin, noktalama işaretlerinin ve özel sembollerin yerleşimi kullandığımız klavye düzenine göre belirlenir.
Yani bazen sorun bizim parantezi unutmuş olmamız değil, klavyenin bizim beklediğimiz dili konuşmamasıdır.
Parantezin Hikâyesi Klavyeden Çok Daha Eskiye Gidiyor
Bu noktada merak edip parantezin kendisine baktım.
Çünkü bilgisayar klavyesindeki küçücük ( ve ) işaretlerinin arkasında, düşündüğümüzden çok daha uzun bir yazı kültürü bulunuyor.
Parantez, yazı içinde ana cümleden ayrılan fakat onun anlamıyla bağlantısını koruyan bilgileri göstermek için kullanılan işaretlerden biri haline geldi.
Bugün:
“Ali yarın gelecek.”
diyebiliyoruz.
Ama biraz ek bilgi vermek istersek:
“Ali yarın (eğer işi erken biterse) gelecek.”
diyoruz.
Parantez burada cümlenin ana akışını bozmadan ek bir bilgi sunuyor.
Bu bana oldukça güzel bir düşünce gibi geliyor.
Çünkü parantez aslında “Burada küçük bir ayrıntı var ama ana hikâyeyi kaçırma” diyor.
Tıpkı forum yazılarında olduğu gibi.
Ana konu devam ederken araya kısa bir bilgi bırakıyoruz.
Belki de parantezi bu kadar sık kullanmamızın nedeni, modern iletişimde ana fikri bozmadan ayrıntı verme ihtiyacımızın artmasıdır.
Bilimsel metinlerde, hukukta, matematikte, yazılımda, günlük mesajlaşmalarda ve sosyal medyada parantez farklı görevler üstleniyor.
Bugün bir programlama dilinde:
( )
olmadan bazı ifadeleri doğru şekilde yazamayabilirsiniz.
Matematikte:
(5 + 3) × 2
ifadesindeki parantez işlemin hangi sırayla yapılacağını belirleyebilir.
Günlük yazışmada ise:
“Yarın görüşürüz (umarım trafik çok yoğun olmaz).”
gibi bir cümleyle düşüncemizin küçük bir yanını ana cümlenin içine yerleştirebiliriz.
Kadınların ve Erkeklerin Çözüm Yaklaşımı Üzerine Küçük Bir Gözlem
Hikâyenin başındaki arkadaş grubumuzda ilginç bir durum daha vardı.
Murat doğrudan teknik çözüm üretmeye çalışırken, Zeynep sorunun neden yaşandığıyla ilgileniyordu.
“Peki bunu bilmeyen biri ne yapacak?” diye sordu.
Murat:
“Arama motoruna yazar, cevabı bulur.”
Zeynep:
“Ya kişi yanlış klavye düzenini kullanıyorsa?”
dedi.
İkisi de haklıydı.
Burada kadınların empatik, erkeklerin ise çözüm odaklı olduğu gibi kesin bir genelleme yapmak doğru olmaz. İnsanların problem çözme biçimleri cinsiyetten çok kişilik, deneyim, eğitim, meslek ve içinde bulunulan koşullarla şekillenebilir.
Fakat bizim küçük grubumuzda o gün iki farklı yaklaşımın birbirini tamamladığını gördük.
Murat sorunu çözmek için adımları hızla sıralıyordu.
Zeynep ise çözümün başka bir kullanıcı için anlaşılır olup olmadığını düşünüyordu.
Ben de ikisinin arasında kalmıştım.
Sonunda şöyle bir yöntem ortaya çıktı:
Önce hangi klavye düzeninin kullanıldığını belirle.